Bir önceki yazımızda beyinle ilgili yüzyıllardan beri çalışmalar yapıldığını ve  elde edilen verilerin sınırlı kaldığını, böylece bizim sınırlı bilgilerle önyargılı, irrasyonel ve sabırsız, duygusal, iç görülü, motive, kahraman, Tanrısal, inanan, duyarsız, değişen, yaratıcı, direnen, hatta bazen cahil, bazen nankör bir beynimiz olduğunu ve  insan olarak hayatta kararlarımız doğrultusundaki seçimlerimiz, işte beynin bu özelliklerinden geldiğini vurgulamıştık. Şimdi beynimizin bu özelliklerini örnek olaylarla açıklayalım.

ÖNYARGILI BEYİNLERİMİZ

Bir gün Çinli bir köylü baltasını kaybetmiş, komşunun çocuğundan şüphelenmiş, çünkü çocuk hırsız gibi yürüyor, konuşuyor, davranıyormuş. Bir gün çiftci tarlada yürürken otların arasında baltayı bulmuş. O gün çocuğu yine görmüş, çocuk diğer çocuklar gibi yürüyor, konuşuyor düzgün davranıyormuş.

Hayatta  her şeyin içinde önyargılar yanlış seziler var hatta başarıların bile..Din, dil, ırk ..Hepsi önyargıyla kodlanmış. Müslümanlar teröristtir. Kaynanalar kötü niyetlidir. Okula gitmeyen insan cahildir. Doğulular görgüsüzdür.Bu örneklerden hareketle  önyargının ilkel beyinden üretilen ve yönetilen ve  çoğunlukla kanıtlanmış ya da kanıtlanmayan şeylere beynin duyduğu inançtır. 

 

İRRASYONEL VE SABIRSIZ BEYNİMİZ

-Bir futbol ayakkabısı ve bir futbol topunun fiyatı 1 lira 10 kuruş , ayakkabnın fiyatı topun fiyatından 1 lira fazla ise topun fiyatı nedir? Eger sen herkes gibiysen 10 kuruş yanıtını verirsin oysa cevap 5 kuruş. Zihnin kestirme yollarına başvurmaktansa uzun uzun zihin süzgecinden geçirmek daha doğru olur.

İnsanlar o kadar rasyoneldir ki insanlık tarihi sürecinde insanlığı dönüştürmüş nice fikir tohumu; doğruluğundan kesin emin olunan yanlışlarında gizlidir.

 

DUYGUSAL BEYİN

Phinneas Gage  demiryolu işçisiyken‘’Amerikan Demir Kol Vakası’’ kazası olarak  geçecek çok ağır bir kaza geçirir ve bir patlama olur ve demir çubuk Gage’nin sol gözünden hızla girip kafatasından çıkar. Hastanede tedavisi olurken durumu psikolojik ve nörolojik tarihinde oldukça tartışmalı bir konu açıyordu. Gage sol gözünü kaybetse de konuşabiliyor, elini kolunu kullanabiliyor ve herhangi bir yerinde felçlik sözkonusu değildi. Sadece dikkat çeken kısım kişiliğinde büyük değişmeler olmuştu. Kaba, vurdumduymaz , yalancı, agresif, saldırgan ve çevresindeki insanlara ağır küfürler eden biri olmuştu. Arkadaşları bile artık onu tanıyamaz olmuştu peki ne değişmişti? Gage’nin demir çubuk frontal korteksine zarar vermişti.  Bu da onun kişiliğine zarar vermişti. Sözün özü; duygusal beyin o lüzümsuz olarak çerçevelediği şeyleri unutmaya programlıdır.

Not: Prof. Dr. Uğur Batı’nın’’ Kusursuz Kararlar ve İkna Sanatı’’  isimli kitabından esinlenilmiştir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir