ARİSTO’ NUN PHYSİCA KİTABI

Zenon’ dan yüz yıl sonra Aristo Physica’ da Zenon’ un paradokslarının çözülebileceğini gösterdi. Bu durumu zaman ve uzayın sonsuzluğu fikriyle açıkladı, bir nesne bir yerden başka bir yere hareket ederken kapladığı uzayın ve geçen zamanın sonsuzluğu. Aristo, sonlu bir uzay bölgemiz veya zaman aralığımız varsa her parçayı dilediğimiz kadar küçülterek sonsuza kadar bölmeye devam edebileceğimizi söyledi.

Aristo’nun düşünceleri iki bin yıl boyunca etkililiğini sürdürdü. Aristo doğal harekete inanıyordu. Akıl, ruh ve canın fiziksel dünyadan önemli olduğunu düşünüyor, bunun yanı sıra ‘her şey birdir ya da değişimdir’ tartışmalarına girmiyordu. Aristo fiziğindeki beşinci element olan cevher(eter) muhtemelen atalarının bahsettiği her şeyin özü olan ‘physis’ ti.

1350-1750 tarihleri arasında, Avrupa’ da veba ve Roma kilisesindeki bölünmeleri, Püriten Devrimini görüyoruz, Güller savaşı ve Amerika’nın keşfi yine aynı dönemlere denk geliyor ve Kraliçe Elizabeth. Felsefede ise Thomas More ve Erasmus, Spinoza, Berkeley, David Hume, Voltaire. Sanatta ise Leonardo da Vinci, Michelangelo, Raphael, sonlara doğru ise Antonio Vivaldi ve Sebastian Bach.

Edebiyatta Montaigne, Shakespeare, Cervantes. Ve Shakespeare soruyordu;

 ‘Kim dayanabilir zamanın kırbacına?’  diye,
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden.
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.

Sonrasında Kopernik, Kepler, Bruno, Galileo, Descartes ve Newton yeni nesil analistler olarak devreye girdi. İşte Newton ‘Eğer ben diğerlerinden ilerisini görmüşsem devlerin omuzlarında durduğum içindir’ derken bu bilim insanlarını kastediyordu.

 

NEWTONUN DEVLERİ

Nicolas Kopernik, 16. Yüzyılda dünyanın evrenin merkezinde olmadığını yazdı ve 1514’ te dünyanın hareketsiz olmadığını açıkladı. ‘Göksel kürelerin dönüşü’ isimli kitabı ise Katolik kilisesi tarafından yasaklandı.

Bruno ise bizim güneş sistemimize benzer başka sistemlerin de olduğunu düşündü ve kafir kabul edilerek 1600’ de direğe bağlanıp yakılarak öldürüldü.

Johannes Kepler ise, 1570’ lerde Kopernik’ in görüşünü doğrulamaya çalışırken, daha sonra Newton’un hareket kanunlarının temelini oluşturacak olan gök cisimlerinin hareketinin üç yasasını buldu. Sonraları bu üç yasa Newton’un hareket yasalarının temelini oluşturacaktı. Tüm bunlar yeni evren anlayışının başlangıcı oldu. Bunun yanı sıra Kepler, gözlemleri matematikle formüle eden ilk bilim insanı oldu.

1600 lerde Rene Descartes ise düşündüğünün farkına varınca mantıksal olarak var olduğu sonucuna varmıştı. Başka bir deyişle var olduğunun farkına varmak, varoluşunun kanıtıydı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir