Ünlü teorik fizikçi Richard Feynman’ ın öğrenme tekniğine geçmeden önce onun ilgili kısa bir anektoda yer verelim;

Bir pazar günü çocuklar ormanda babalarıyla yürüyorlardı. Bir çocuk ‘Şu kuşun adını biliyor musun?’ diye sordu. En ufak bir fikrim yok dedim. ‘Baban hiçbir şey öğretmemiş’ dedi. Bu bir kahverengi gerdanlı ardıç kuşu, ona Almanya’da halzenfugel ve Çin’de ise chung ling deniyor. Oysa babam kuşların adlarını çoktan öğretmişti bana. Bir kuşun adını başka dillerde bilsen de o kuş hakkında kesinlikle ama kesinlikle hiçbir şey bilmiş olmazsın dedim. Bildiğin sadece insanlar hakkında bir şey olur, yani kuşa ne ad verdikleri. Şimdi bu kuş ötüyor, yavrularına uçmayı öğretiyor ve yazın ülkenin bir ucundan diğer ucuna kilometrelerce uçuyor ve kimse yolunu nasıl bulduğunu bilmiyor. Sonra gagalarından ve tüylerinden bahsetmiştik. Feynman’ ın hayat felsefesi hayatı anlamaya ve anlatmaya yönelikti.

Feynman lisans derecesini Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden aldı. Doktora derecesini tamamlamak için MIT’den sonra Princeton Üniversitesi’ne gitti. İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda, Feynman Cornell Üniversitesi’nde profesör oldu. Quantum, nanoteknoloji, parçacık fiziği alanlarında çalıştı. Feynman kuantum elektrodinamik üzerine yaptığı çalışmalarla 1965 yılında  Nobel ödülü kazandı. 1986’da uzay mekiği Challenger’ın neden infilak ettiğini bile açıkladı.

Feynman Öğrenme Tekniği Nedir?

“Bir şeyi basit bir şekilde açıklayamıyorsan, onu yeterince iyi anlamamışsın demektir.” diyordu Feynman. Ve literatüre Feynman tekniği diye geçen metodolojisinde  Princeton Üniversitesi’nin sınavlarına hazırlanırken kendine bir “Bilmediğim şeyler defteri” oluşturdu.

Feynman’ ın öğrenme tekniği 4 adımdan oluşmaktadır:

  1. Öğrenmek istediğin konuyu seç ve onu çalışmaya başla. Öğrendiklerini bir kenara yaz. Hatta bir defter oluşturmak daha da faydalı olacaktır.
  2. Konuyu çalışırken başkalarına anlatacakmış gibi açıklamaya çalış. Bu açıklamaları da oldukça basit ifadelerle anlatacak düzeye gel.
  3. Bu süreçte konuyu açıklamaya çalışırken takıldığın bölümler olacak. Açıklamakta zorlandığın kısımları gidermek için; kitaplardan, kaynaklardan yararlan. Bu eksikleri gidere kadar yani konuyu eksiksiz anlatabilecek duruma gelene kadar çalışmayı tekrarla.
  4. Açıklamalarında analoji tekniklerini kullan ve basitlik hep merkezinde olsun.

 

Öğrenme tekniklerinde yine dikkat çekici başka bir öneri de Stanford Üniversitesi’nde eğitim alanında profesör olan Candace Thille’ den gelmektedir.

  1. Thille, ilk olarak bir konuyu çalışırken okuduğunuz metnin altını çizmeyin diyor. Satırların altını çizmenin, o konuyu öğrenmek anlamına gelmediğini aksine zaman kaybına yol açtığını söylüyor. O’ nun önerisi ise okuduğunuz metinde önemli bulduğunuz kısmı kendi sözleriniz ile ifade etmeniz ve bunu bir yere not almanız.
  2. Zor olan konuları çalışmaktan kaçınmayın ve ertelemeyin. Sadece o konunun zor olduğunu kabul edin. Çünkü bu zorlukla mücadele ederken öğrenme gerçekleşecek. Sınavdan bir gece önceci olmayın. Konuyu çalışmayı son günlere bırakmayın. Bu şekilde çalışmak belki sınavdan iyi bir not almanızı sağlar, fakat kalıcı öğrenmeyi sağlamaz. Çünkü bilgiler geçici hafızaya kaydedilir ve kısa süre sonra da çalıştığınız konular unutulur. Bu nedenle konuyu zamana yayarak çalışın, son dakikacı olmayın.
  3. Eksik yönleriniz ve zayıf yanlarınızla ilgili geri dönütlere açık olun ve bu geri dönütlerin telafisinin sizi daha güçlü hale getireceğini bilin.
  4. Zekanın geliştirilebilir olduğunu unutmayın ve kapasitenizi küçümsemeyin. Sözleci ya da sayısalcı olduğunuza dair ayrımlarda bulunup kendinizi sınırlamayın. Bir şeyi öğrenmek, eğer gerçekten öğrenmek istiyorsanız bunu başarırsınız.

 

 

https://profiles.stanford.edu/candace-thille?releaseVersion=7.7.0

The Feynman Technique: The Best Way to Learn Anything

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir