Sevgili öğrenci,

Kim bilir kaçıncı sınıftasın. Kim bilir hangi dersleri seviyor, hangi öğretmenlerini ayrı tutuyorsun. Kim bilir kaçıncı sınavına girdin. Kim bilir kaçıncı olacaksın…

Bu tip sorularla bir insan hayatının resmini çizebilir miyiz? Hangi derslere yatkın ve ya kaçıncı olacak çocuğun hikâyesi onun tüm yaşantısını gerçekten yansıtıyor mu? Sizi, kalkıp bu soruların cevapları ile tanımaya çalışsalar ne hissederdiniz?

Peki, sen söyle sevgili öğrenci, sana hangi sorularla gelinse mutlu olurdun?

Muhtemelen sınavda çıkan sorulardan sınavdan önce çözdüğün sorulara ve yazılı sorularından “Ben hayatımı ne zaman nasıl yaşayacağım?” sorusuna cevap gelmiyordur. Oysa hayatı sorgulamak ve içe bakış geliştirmek kişisel gelişimini destekleyeceği ve cevaplara kavuştukça başka kapıların açılacağı gibi bir gerçek var elimizde. Biz sana bu konuda nasıl yardımcı olabiliriz? Seni olduğun gibi kabul ederek ve seni tanımaya çalışarak. Çevren olarak biraz telaşlıyız. Dersler ardı ardına geliyor, sen sınavlara yetişmeye çalışırken biz de senin tempona ayak uydurmaya çalışıyoruz. Senin temponu, tozu dumana katarak okul hayatında gayrete gelmeni izliyoruz yakından ve uzaktan. Bu sisteme dâhil oldun bir kere. Peki, bu sistem senin ne işine yarayacak biliyor musun? Bu gördüğün dersleri nerede kullanacaksın? Seni nereye götürecek tüm bunlar?

Önüne çıkan bilgilerin yani derste gördüğün konuların sana katkısı var. Bunu bir kenara yazalım. Hiçbir bilgi çöp değil. Zaten özünde bilgi değerli bir şey. Ve bilmeyi sevmekle başlamak gayretini kılavuzlamana yardımcı olacaktır. Bazı bilgiler senin daha eleştirel daha sorgulayıcı bakmana cevap olacaktır hayata. Bazıları ise okuryazarlık katacaktır sana. Nedir bu? Pratik hayatta önüne çıkanları kategorize etme ve kullanma gücü. Örneğin Fen derslerindeki bilgileri günlük hayata aktarman daha kolay.

Su, 100C de kaynarken suyun her sıcaklıkta buharlaşabildiği ve bu yüzden üstün ıslandığında kaynama derecesine gerek duymadığını okuldan öğreneceksin. Çaya şeker attığında onun nasıl moleküler düzeyde çözülerek çaya tat kattığını bileceksin. Hayvanlara bakınca kendi içine bir sistematikleri olduğunu biliyor olacaksın. Dünya atlasına göz atınca yarımkürelerde yer alan ülkelerin mevsim farklarını düşünebileceksin. Haritayı koordinat sisteminde hayal edip üç boyutlu bir bakışla atlası ayağa kaldırabileceksin. Matematikteki tüm konuların zihin gelişimine faydası var. Basit dediğin kümeler konusu kapsar, dışarıda bırakır örüntüsü veriyor. Soyutlamalardan oluşan bu ders seni üç boyutlu düşünme ve soyut bakmanı sağlıyor. Bu örnekler, büyük bütünün çok küçük bir parçası aslında. Dersler çeşitlendikçe seni sen yapan tüm zihinsel gelişiminin büyük payının okulların sorumluluğuna verilmiş olduğunu fark edeceksin.

Bu farkındalık için soru sormayı bırakmaman gerekiyor. Kendine ve okula sorduğun soruların cevapları seni hayata hazırlayan başat deneyimin olacak. Bu yüzden okula neden gittiğinin farkında olarak, anlamaya ve görmeye çalışarak okuldan istifade etmelisin. Okulun faydalı bir yapı olduğunu unutmadan ve önüne konan konuları elinde evirip çevirip anlamlandırman lazım. Bil ki karşına çıkan her şeyin bir sebebi var. Anlam arayışında yalnız olmadığını ve her zaman yanında olduğumuzu bil. Çünkü gelecek sensin. Seni seviyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir