Son yıllarda sıklıkla tartışılan konulardan biri haline gelen eğitimde yeni arayışlar mevcut strateji, yöntem ve tekniklerin yetersizliğini düşündürmektedir. Yeni çağın gereklerini karşılayamayan, bireysel ve global bazdaki ihtiyaçlara cevap veremez hale gelen eğitim sistemlerinin  dönüşümü için çıkış noktaları aranmaktadır.

Özümseme Temelli Öğrenme

Burada özellikle göz önüne alınması gereken mevcut sistemlerde, çoğu zaman yapıldığı gibi bir iki yeni stratejinin entegre edilerek güncelleme yapmak mı, yoksa olanı revize etmek yerine kökten bir yeni yapılanmaya gitmek mi olduğudur.

Mevcut sistem önceden belirlenmiş bir program ile her bireyin özelliklerini aynı kabul etmekte, haftalık, aylık, yıllık planlanmış programlar dahilinde, öğrencilere alması gereken ders saatlerini ve çeşitlerini belirleyerek standart bir şekilde sunmaktadır. Oysaki öğrencilerin yetkinlikleri, ilgi ve ihtiyaçları birbirinden oldukça farklıdır. Bunun yanı sıra öğrenme hızları, konuya odaklanma süreleri, çalışma stilleri de farklılık göstermektedir.

Öğretmenler ise süreçte zamanlarını ders anlatarak, sınav yapıp not vererek ve bu sınavların sonucunda öğrencinin neyi iyi yapamadığını belirleyerek harcamaktadır. Her ne kadar eğitim programı ‘Öğrenci merkezli eğitim’ ve öğretmen rehberliği üzerine temellendirilmeye çalışılsa da öğretmen öğrenciye tam bir geri bildirim verememekte, sınavda yapamadığı konuların telafisine yönelik yardım edememektedir.

Diğer yandan literatürde 1880 lerin sonlarında Maria Montessori’ nin öğrencisi ve daha sonra arkadaşı olan Helen Parkhust’ un Dalton Planı dikkat çekicidir. Amerika Massachusetts eyaletinin Dalton Kasabasında geliştirmiş olduğu bu model mevcut sistemi yetersiz bulunduğu için geliştiren H. Parkhurst, ‘Laboratuvar Planı‘ ve ‘Çocuk Üniversitesi’ kavramlarını geliştirmiştir. Mastery based learning; özümseme temelli öğrenme olarak nitelendirilen bu uygulamada yaşa bağlı olarak gruplandırma ve sınıf sistemi yoktur. Dershane yerine laboratuvar kavramı vardır, Bunlar coğrafya laboratuvarı, tarih laboratuvarı gibi isimlendirilmektedir. Eğer laboratuvar yoksa bu sefer de ders köşesi ya da çalışma odası oluşturulmuştur.

Sistemde öğrenci kendi öğrenmesinin sorumluluğunu üstlenir. Öğrencinin bireysel çalışmalar yoluyla kendi ilgi, yeteneklerine uygun tarzda desteklenmesi sağlanır. Ders planı yerine 10 aylık sözleşmeler yoluyla ulaşmaları gereken kazanımları gerçekleştirirler. Öğrenci çalışma planı doğrultusunda yerine getirmesi gereken görevleri bitirmek için kendi iradesine bağlı olarak izleyeceği yolu belirler. Öğretmen ise öğrenciye rehberlik ve yardım rolünü üstlenir. Laboratuvar grafikleri ile öğrencinin iş ve başarı durumunu izler. Görevlerin yapılması ve başarının sorumluluğu öğrencidedir. Böylelikle süreçte öğrenciye serbest gelişim şansı verilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir